Kaç Karakter?

şş

Odasında boydan boya uzanan duvarların önüne, kitaplar dolusu sade raflar dizilmişti. Odasını, gerçekte olduğundan bir metre daha küçük görürdü; kitaplar onun için yaşam alanını daraltıyordu. Etraftan duyduğuna göre onlar, olmazsa olmaz parçalardı.

Şehre akşam karanlığı çöktü, uyumak istiyordu ama uykusu henüz yoktu. Uyumak için dönüp durdu yatakta, sonra telefonu eline aldı ve sosyal medyayı açıp lakonik bir paylaşım okudu. Hemen aşağısında, iki arkadaşının bu akşam beraber yemek yedikleri resmi gördü; suratı düşmüştü, kendi fark etmedi. Daha aşağıya indirdi sayfayı, mutlu bir çift gördü; kızın elinde somaki vardı ve ona imrendi; gülmesine, bakışlarına, saçlarına ve sevdiği adam ile mutluluğuna… Bu resim tam iki yüz kişinin beğenisini almıştı. Bundan dolayı onlara hayranlığı arttı ve kendine acıdı. Başka bir paylaşımda, arkadaşı sürdüğü araba içinden açtığı müziğe ritm tutmuş, canlı yayın yaptığını gördü. Nihayet sabit kaldığı yataktan bunalıp, pencereyi açıp hava almak istedi.

Tam o sırada kaza yapmış, motoksitletli bir gencin yerde yattığını gördü. Yanına daha yeni yeni birileri gelmeye başlamıştı. Bir kaç dakika tek başına izledi ve sonra sağlık ekipleri gelip ilk yardım uygulamasına başladı. Eline telefonu alıp olanları canlı yayına aldı. Yan mahalleden gencin annesi; “Oğlum, oğlum!” diye valeyla ile gelince, meraklı insanlar etrafta arttı ve ortamı hemen bir gulgule kapladı.

Genç kız bunları film gibi izlerken, bildirimler çığ gibi yağmaya başladı. İşte imrendiği kişilerde olduğu gibi ona da ilgi gösterenler vardı. Pek mübrem arkadaşlarmış gibi hissetti onları… Filhakika, orada kazayı geçiren kendisi olsa idi; hiçbirinin haberi olmazdı ve haber vermek için hasta yatağından resim paylaşsa dahi, ziyarete gelmezlerdi.

Yerde yatan genci, görevliler ambulansa bindirip götürdüler ve kalabalık dağıldı; canlı yayın ise sona erdi. Şöyle bir beğeni sayısına baktı, tam üç yüz kişi ile birlikte izlediğini gördü… Genç kız bu serencam üzerine yazılan yorumlar ile keyiflendi; olayla ilgili hala bigane kalmıştı. Haddizatında, yığınla ilgi ona değil, yaralı içindi… Yarın olduğunda ise merdümgiriz olduğu için anlatacak kimsesi olmayacaktı.

Kumkumav, kendinden sıkılır ve birşeylerden mülhem alıp muhayyile oynuna girişmezdi. Bittabi bu oyunu güzelleştirecek odasındaki kitaplara, daha önce hiç dokunmamış, merak etmemişti. Onlar hakkında feriştah kimseyle tartışamaz ve tartışıldığı takdirde duyduklarını içinden tumturaklı olarak nitelendirirdi. Maatteessüf, bunlardan uzak, empati becerisinden yoksun ve pek sığ düşünen biri olmaya itiyordu onu. Halbu ki, sevgisini deruni paylaşabileceği ve hemdert bir arkadaşı raflarda duran sayısız kitaplardı. Dijital ortamdaki arkadaşlar için perestiş beslemekten vazgeçemiyordu.

Odasında iken, telefonun şarjı azalmıştı. Tasma gibi uzanan kabloyu, o sırada yakın olduğu rafın kenarındaki pirize, alelacele takmak istedi. Fakat burada, rafın kenarındaki kitap onun piriz girişini kapatıp, engel oluyordu. Kitabı eliyle ittirirerek yere attı ve kitap yere düşünce, savrulmanın verdiği etki ile sayfası açık kaldı. İçinden ruh gibi beliren bir karakter ortaya çıktı. Ayakları görünmeyip kitap ile birleşmiş bu karakter kibiri ile o kitapta yer ediyordu.

Şarja takıp kafasını (nihayet telefondan başka bir yere) çevirebildi. Çok bilmiş gibi görünen, sevimsiz suratlı bu karakteri görünce dili tutuldu. Karakter lafügüzaf etti; boş şeyler hakında kendini öve öve bitiremedi. Genç kız içinden: “Kitapları zaten sevmem, ne biçim konuşuyor iyice iğrendim.” dedi. Daha sonra bunu hisseden karşısındaki karakterin içinden dilhun bir karakter çıktı. Ona, “Benim kalbim yaralı, n’olur beni sevmemezlik etme… Ben böbürlenerek, birilerini ezerek aslında ne kadar aşağı biri olduğumu unutuyorum. İşte bu yüzden böyleyim.”

Genç kız: “Ben hiçbir şey anlamadım ama sanırım bir arkadaşa ihtiyacın var.” diye yanıt verdi. Az önce kibirlenen karakter ufaldı, alçaldı ve “Sen peki, benim arkadaşım olur musun?” dedi.

Genç kız: “Hayır, asıl sen benim arkadaşım olur musun?” dedi. Kitabı yerden aldı, karakter daha çok ufalıp kitaba geri giderek, bulunduğu satıra yerleşti. Bir elinde idi kitabı, telefonu şarjdan çıkardı ve telefonu kapattı. Yatakbaşlığına sırtını yasladı, bacaklarını kendine doğru çekerek, kitabı oraya yasladı ve okumaya başladı. Hiç görmediği diyarlara gitti, gerçekte göremeyeceği karakterlerle tanıştı. Bu havayı çok sevdi ve uzun süre sarhoşluğundan kurtulamadı. Rafta bulunan tüm kitapları çok kısa zaman içinde bitirdi…

Kaç Karakter?’ için 9 yanıt

  1. Pek mahirsiniz Hilal Hanımefendi. Sebeb-i medih olan neşriyatınız içün ziyadesiyle müteşekkirim. Hanım kızımızın namütenahi ıstırabının son bulması bendenizi ümidvâr eyledi. Allahaısmarladık.

    🙂 Sevgili Hilal Okur, öykünüz çok hoşuma gitti. Umarım daha fazla sanal gencimizin kitaplarla barışmasına katkı sağlar. Hayat 140 karaktere sığamayacak kadar dolu ve yaşanası.
    Yeni sözcükleri kullanmaya çalışırken eski kelimelerimizi de rafa kaldıramayanlardanım ben. O nedenle yazınızı ayrıca beğendim. Bir yandan da neden böyle yaptığınıza dair mesajınızı veren bir sonuç paragrafı bekleyerek okumuşum (eğitimcileri eğitirken bu tür metinler kullanılmasının etkisinde kalarak). O yüzden okumayı bitirince dönüp tekrar okumak durumunda kaldım 🙂 Ama bence sorun yok, çok zevkliydi. Elinize sağlık.

    Liked by 1 kişi

    1. Çok çok çok teşekkür ederim. Sevgili Özlem Soydan, bunaldığımda yazmayı bırakmak istediğim zaman, bana destek olduğun o zamanları hiç unutmuyorum, üzerinden aylar geçmiş olsa da! Değişik kelimelerle yazmamın amacı, günümüzde kullanılmayan 20 farklı kelime ile sosyal medya çılgını genci anlatmak idi… Değerli arkadaşımın teşviki ile bu konu ve kurallar çerçevesinde bir de “kibir içeren bir karakter” olmalıydı… İşte tüm bu üç kuralı birleştirerek yazı istedi benden… Ben de yazdım, beğenmen ise beni apayrı mutlu etti ❤ Tekrar teşekkür ederim 🙂 🙂

      Liked by 1 kişi

      1. ❤ Ben teşekkür ederim. Pazar sabahıma güzellik katan çok keyifli bir yazı okudum. Teşvik eden arkadaşına da teşekkür ederim 🙂 Kadirşinas olduğun için ayrıca bir daha teşekkür ederim 😀 İyi Pazarlar!

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s