Kulübe

Arkadaşın kutlamasından dönüyorum, saat 21:00. Günün yorgunluğu üzerimde. Eve gitmek için tren garına giriyorum. Zifiri karanlık, etrafta kimsecikler yok. Turnikeden geçerken bedenim hafif yalpalanıyor; sanırım içkiyi fazla kaçırdım. Her zamanki gibi cam kenarına kuruluyorum. Bir kaç istasyonu geçtikten sonra uzakta bir kulübe gözüme çarpıyor. Bir sonraki durakta inip lambası yanan kulübeye doğru ileriyorum; adımlarımı zorlaştıran topuklu ayakkabıyı elime alıp yürüyorum. Üzerimde karanlıkta kaybolmuş açık mor bir elbise, neden yaptığımı bilmeden yürüyorum. Karanlıkta kaybolmayan ışıl ışıl parlayan gözlerimi kulübenin penceresinden fark eden biri var. Kapısını açıyor ve bana doğru gelirken üzerine hırkasını geçiriyor. Ellerime dokunuyorum; çok soğuk, zor hareket ettiriyorum. Karşıdan gelen adam tam karşımda duruyor; ayağıma sivri bir taş batıyor ve üzerine düşer gibi hissediyorum. Yerde gözlerimi açtığımda yapayalnız olduğumu fark ediyorum. Genç adam nerede, kulübe nerede?

Kulübe’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s