Yeryüzü ve İnce Ruhlar

Üzerinde yaşadığımız yeryüzü doğal çevre ile meşgul. Biz ise kendi biyolojimizle, dünya ile aramızda sihirli bir değneğin olmadığı, tamamen ruhsuz bir ortamda yaşıyoruz.

Beynimiz sürekli yaşamı sorguluyor. Görünenin ardını merak ediyor. Şöyle ki, herkes durakta otobüs saatine bakar, biz o gelecek şoförün güne başlarken ki yorgunluğunu düşünürüz. Ya da metroda herkes tabela ile yoluna devam eder. Biz o tabelanın zamanında türlü sıkıntı ile yerleştirmiş o işçinin kim olduğunu düşünürüz.

Biz sorgularız, sorguladıkça varlığımızı hissederiz. Yaşamımız ise sorularımız karşısında çıplak kalır ve üşür. Eğer damarlarında akan kana felsefe karıştırmazsak, gözümüzde bize ait olan yaşam titreyerek üşümeye devam eder. Sorulara cevap arama telaşesi, cevabın bizi tatmin ettiği noktada son bulur. Ardından başka zaman, başka yerde yine bir soru gelir, cevap için yanıp tutuşan!

Her soru bir araç, her cevap bir amaç içimizi ısıtmak için. Biz ince ruhlar bu sorularla özümüze dönüp yaşayınca, bizi asla yanıltmayan tarifsiz huzur şefkatiyle her yanımızı sarıyor…

Yaşam dediğim, şimdi aldığın nefes ve yine tam şimdi verdiğin nefeste saklıdır.

Ben, kocaman dünyada yeterince kendimi bulamadım. Yeterince iyilik yapmadım ve uğruna çaba gösterdiğim, gerçekleşecek hedeflerim var. Bu yüzden 3 saniye sonraki nefesimde, yine burada aynı yerimde olmak isterim. Diğer ince ruhluların yaşama veda etmek için ne kadar hazır olduklarını bilemem. Belki de bu hiç mühim değildir onlar için..

Aslında düşünmüyor değilim: Aman ha bu vücutla, bu dünyaya bu şekilde gelmişken, iyimser ve anlamlı çıkarımlarda bulunup yaşayalım. Bizim için yaşamın özü bu!..

Yeryüzü ve İnce Ruhlar’ için 6 yanıt

  1. Sevgili hilal okur güzel paylaşımından dolayı teşekkür ederim. Başlıģin konuyu inceden inceye dokuyor. Yeryüzü ve ince ruhlar. Asıl incelik insanoğlunun kabalıklarinda diyebilirim. Hayat bir varmış bir yokmuş. Bizler yaşadıkça aklımızdan geçirdiğimiz sorularla karşı karşıya kalırız. Olumlu ya da olumsuz tarafından bakmıyorum. Hayatı nasıl kendimize cevirebiliriz..Çıkarırıma nasıl gelir ve kendi menfaatlerimi nasıl koruyabilirim. Şu an yaşadığımızin belki bir dakika sonrası olmayan yaşamın hesabını yapmıyor muyuz? Evet farkinda olalım ya da olmayalım. Hic olmeyecekmis gibi yaşamıyor muyuz? Evet maalesef hayat o şekilde devam ediyor. İşin ilginç yanı ne biliyor musunuz? Bu dünyada hayat varken, başka bir gezegende yaşam arıyoruz. İşte insan olmanın enteresanliği burada göze çarpıyor. Benimde anlayamadığim, anlam veremediğim konu bu. Sevgili arkadaşım, değerli sayfa dostum hilal okur. Sağlıcakla kalın. Sevgilerimle.

    Liked by 1 kişi

  2. “Beynimiz sürekli yaşamı sorguluyor. Görünenin ardını merak ediyor.”
    Sürekli sorgulamak, ardında ne var merak etmek! Bunu acaba yerkürede kaç kişi yapıyor?
    Hoş bu o kadar önemli de değil ama, ben bundan, bu sorgulamadan hiç kurtulamadım ki!
    Üzerinde yaşadığımız bu gezegen vd neden var?
    Ya da üzerinde yaşam savaşı veren tüm canlılar!
    Beynimin belki tümü böylesi sorularla, bilinmezliklerle, yanıtsız meraklarla dolu!..
    Ne soracak kimse buldum ne de böyle birilerinin var olduğunu düşünüyorum.
    Hani “odun gelip kütük gideceğim” bu yaşamdan…
    Hele de geceleri yukarıya baktığımda Samanyolu ve sonsuz-sınırsız bir boşluk Kosmos…
    Gezegenimiz o boşlukta minicik bir zerre.. …ve daha niceleri bilmem kaç tirilyon ışık yılı etrafımızda-uzaklarda…
    Düşünen canlı dedikleri insan,bunu ve daha birçok bilinmeyeni merak etmez mi?
    Yakıp-yıkıp-yok etmek yerine…
    Acaba birgün tüm bunların yanıtı bulunabilecek mi?

    Liked by 2 people

      1. Neden daha fazla değil?
        İnsanın kapasitesi mi bu kadar, ya da başka bir yanıtı var mı?
        ***
        Tolstoy’un romanı Diriliş’in daha ilk sayfalarında:
        Cezaevinden alınarak iki askerle birlikte yürüyen bir kadını görmek için tüm mahalleli sokaklarda şöyle bağırmakta;
        “işte bataklığa düşmenin sonu, doğru yoldan şaşmamak gerek…”
        Şimdi soralım:
        Nedir doğru, kime göre doğru, doğruya kim karar vermekte?
        Ben, sen, o neyi nasıl yaparsak doğru ya da yanlıştır?
        Nedir yanlış olan, neye-kime göre yanlış ve buna kim karar vermekte?

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s