Ağlarken

imagesSabah duşumu aldım ve ferahladım. O zaman bu sabah rengim beyaz olmalı. Tertemizim ya tabi dünyayı da öyle algılıyorum. Maalesef bir beklentiye düşüyorum, gün güzel geçecek diye.. Artık dışarı çıkıyorum, gideceğim yere varıyorum.

Saat 10′ dan önce her şey yolunda. Mutluyum, sakinim ve bir telefon çalıyor… Telefonu açıp konuyla ilgili üç- beş cümle sarf ediyorum; kendimi savunmak için. Birinin bir şeyle ilgili sabrı taşmış. Ben dinledikçe kulağım kaşınıyor, telefondan yere siyah lekeler damlıyor. Keşke dökülen boya kaplaması olsaydı.. Ah keşke! O zaman benim kulağımdan girip beynimi kuşatamazdı… Hatta kalbimi de  ele  geçirdi. Çünkü ben üzüldüm, duygulandım ve ben ağladım…

Ağladığım bir gerçek, çünkü kalbim büyüyemiyor. O kadar küçüğüm ki, tatlı tatlı içimden: “seni seven onca insan var, bak sen üzülürsen, onlar da üzülür. Gülersen de mutlu olurlar. Onlar için gül… ” Diyorum. Boğazımı tüğümlemekle meşgul gözyaşları oracıktan kalkıyor. Kendime müzik açıyorum ve daha güçlü bir söz aklıma geliyor: “Ben sizin gibilerin arasında olup konuşacağım ama adınıza üzgünüm, sizi ‘dinlediğimi’ düşüneceksiniz. Buradan bakınca çok komik ve eğlencelisiniz!”:)

Sanırım asıl neden sabah sabah beklentiye girmemde. Şu anki anımızdan memnunsak, on dakika sonrasından bunu beklememeliyiz.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s