Toprak

Yağmur ince ince yağıyordu. Parkta çimenlerin üzerinde yuvarlanan tek bir çocuk vardı. Toprak, çocuğun bu yuvarlanmasını kendine bir sevgi gösterisi olarak algıladı, resmen kendine sarılmaya çalışan bir çocuk zannetti. Çocuk, yuvarlanmasını bırakıp ağaca çıktı ve toprak, aşağıdan ona gülümsedi.

İleriden annesinin sesi duyuldu; eve gideceklerdi. “Gitmek istemiyorum…” diyerek yalvardı çocuk. “Hadi, çamurdan pasta yapalım!” diye ekledi ve ağaçtan yere atladı. Toprak, yine kendinin sevildiğini, çocuğun da bu yüzden atladığını düşünüyordu. 

Annesinin o tarafa bakmadığı sırada, yerde pasta yapmak için çömelen çocuğu, toprak çamur olup yuttu. Tüm gövdesi toprak altında kalan çocuk hiç korkmadı ve hayretler içerisinde, “Vay be, meğerse burada ne kadar farklı böcekler varmış!” dedi. Çocuk, arada bir rahat nefes almak için kafasını dışarıya çıkarıyordu. Toprak ise, kendine derin sevgi duyan bu çocuğa kafasını her dışarı uzattığında bir oyun oynamak istedi.

Çocuk, her seferinde kendini başka bir ülkenin yeşillikler içinde bir yerinde buluyordu. Gördüğü her yeni ülkede biraz dolaşıp sonra yine toprağa sığınıyordu. Üstelik bu büyü bozulmasın diye, her yerde ayakları çıplak olup toprağa basıyordu.

Gezerken kendi gibi bir sürü gezginleri gördü. Tanıştı onlarla ve anlaştı da. Ama en sevdiği arkadaşı toprak oldu.

Toprak, annesinin çocuğu defalarca çağırdığını duydu ve çocuğu aldığı yere geri getirdi. Gezmekten yorulan çocuk ise mutlu bir şekilde ve esneyerek annesinin yanına gitti. Yağmur artmaya başlıyordu. Annesi ise adımlarını hızlandırarak birlikte eve doğru yola koyuldular.

Çocuk büyüyüp, seneler sonra bu hikâyeyi yazdı ve ona hiç kimse inanmadı. Çünkü bir yetişkinin toprağa hâlâ bu denli derin sevgi duyması, inanılmaz bir sevgi türüydü…

Adımlar

loko

Bir gün denize açılan balıkçılar tarafından iki yalın ayağın, denizin üzerinde yalnız başlarına yürüdükleri görüldü. Yürümekten bezmiş ufak adımlar atıyorlardı. Balıkçılar bu manzarayı tümüyle ilginç buldu ve oltalarına bir balık beklerken onları seyre daldılar.

İki yalın ayak, arkadaşlar arasında bahsedilen şu ‘ufku’ görmek için bu yolculuğa çıkmışlardı. Fakat, kıyıdan uzaklaştıkça yorgun düşüp cesaretlerini kaybetmişlerdi. Bir balıkçının düşmanca bakışlarına maruz kaldıklarından haberleri yoktu. Balıkçı ise, yelkeninden seslendi: “Birbirlerine uyum sağlayamayan iki ayak(!)” dedi ve “Ne işleri var burada bunların?” diye ekledi.

Bunu duyar duymaz ayaklardan biri, okyanusları aşmak için geldiğini unutarak her attığı ufak adımda denizde batmaya başladı. Diğeri yalnız kalıp daha büyük adımlar atmaya başladı ve ona heyecanla, “İşte, karşıda ufuk görünüyor!” dedi.

Diğeri ise etrafındaki yosunlardan iğrenerek yüzeye çıktı ve “Dediğin her ne ise kardeşim, lütfen tekrarlar mısın? Denizin altında bulanık duyuluyor.” dedi.

“Bak, eğer ufku görmek istiyorsak ki tek amacımız bu, büyük dalga boylarını aşmamız gerek. Bu yüzden de daha büyük adımlar atmalıyız…” dedi. Ve birlik olup aynı ritmi bozmadan okyanusları aştılar…

 

 

Osmanlı Tarihi

“Geçmişini bilmeyen geleceğini de bilemez.” -Şeyh Edebali (Osman Bey’in kayınpederi)

Adsız

KURULUŞ DÖNEMİ
Osmanlılar, Oğuzlar’ın Bozok kolunun Kayı aşiretindendir.
Osmanlıların Büyümesinde Etkili Olan Faktörler:

  • Coğrafi konum
  • İskan Siyaseti
  • Balkanlar ve Bizans’ın zayıf durumda olması
  • Avrupa’da İngiltere ve Fransa arasında yüzyıl savaşları
  • Anadolu Beylikleri ile iyi ilişkiler
  • Merkeziyetçi olması
  • İstimalet politikası (hoşgörülü olma)
  • Gaza ve cihat anlayışı
  • Yetenekli padişahlar
  • Ahilerin desteği

Osman Bey Devri:
Fahruddin lakabı ile bilinir.
Koyunhisar (Bafeon) Savaşı (1302), Bizanslılarla yapılan ilk savaştır ve kazanılmıştır.
Mudanya alınarak Marmara Denizi’ne ulaşıldı.

Orhan Bey Devri:
Sultan ünvanını ilk olarak kullandı.
Maltepe (Palekanan) Savaşı (1329), Bizansla yapıldı ve kazanıldı.
Karesioğulları Beyliği Osmanlı Devleti’ne katldı (1345).
Bursa, başkent yapıldı.
Orhan Bey döneminde beylikten DEVLETE geçildi ve ilk teşkilatlanmalar düzenlendi:
İlk düzenli ordu kuruldu. Divan teşkilatı oluşturuldu.
İlk Osmanlı medresesi İznik’te açıldı.

I. Murat (Hüdavendigar) Devri:
Sazlıdere Savaşı (1363) sonucunda Edirne alındı.
Sırpsındığı (I. Çimen) Savaşı ilk Osmanlı- Haçlı savaşıdır. (1364)
Edirne, Batı Trakya daha emniyetli hale geldi. Meriç Irmağı, Osmanlı’nın kontrolüne girdi. Balkanlar’da fetih hızlandı.

NOT: II. Çirmen Savaşı (1371), Sırplarla yapılarak kazanıldı.
Makedonya’nın fethi kolaylaştı. Osmanlı kuvvetleri, 1388’de Sırp ve Boşnak kuvvetleri tarafından Ploşnik’te yenildi.
Kosava Savaşı Haçlılar’la yapıldı ve kazanıldı. (İlk kez savaş topu kullanılmış oldu.)

NOT:

  • Germiyanoğulları’ndan çeyiz yoluyla Kütahya, Tavşanlı alındı.
  • Hamitoğulları’ndan Isparta 80 bin akçe karşılığında satın alındı.
  • Teşkilatlanma devam etti: Yeniçeri Ocağı kuruldu. Manastır merkezi olarak Rumeli Beylerbeyliği kuruldu. Defterdarlık kurumu kuruldu. Kazaskerlik kurumu kuruldu.
  • İlk kez pençik sistemi uygulandı. (Savaşta esirlerin Osm. ordusuna dahil edilmesi)

 

 

KPSS Tarih

Konik gelebilir ama sürekli tarihe konu olacak şeyler paylaşmak istiyorum. Kpss için de özellikle Tarih’e hazırlanmak, beni çok rahatlatacak :))) Sindire sindire Tarih’in altını üstüne getireceğim ve… paylaşmaya zaman bulmam zor olacak… =( Ama ben paylaşmayı birşeyler yazmayı çok özledim…